Zeolit Nedir?

Zeolit, kelime olarak ‘Kaynayan Taş’ anlamına gelmektedir. Son yılların önemli hammaddelerinden olan zeolitler kimyasal olarak “sulu alümino silikatlar” olarak bilinmektedir.

Zeolit Nedir?

Zeolitler 1756 yılında İsveç’li mineralog Frederich Cronstet tarafından bulunmuş, ilk bulunan zeolit örnekleri volkanik  (igneous  zeolite)  orjinli  olup,  daha  sonra hidrotermal ve çökertme yolu ile “sedimenter zeolit”oluşumlar elde edilmiştir.

Zeolitin Özellikleri Nelerdir?

Zeolit, üç yapılı bir ağ örgüsüne sahip gözenekli, alkali (Na ve K) ve toprak alkali (Ca)  elementlerinin  sulu alumina silikat kristalidir.  Herhangi bir zeolit kristalinin en küçük yapı birimi SiO4 veya AlO4 tetraederleridir. Si ve Al tetraederlerinin oluşturduğu birincil yapı ünitelerinin birleşmesi ile tek ve çift halkalı ikincil yapı üniteleri ve yüksek simetrili parametreler meydana gelir. Bu polieder ve ikincil yapı ünitelerinin üç boyutta değişik şekillerde dizilmesi ile de mikro gözeneklere sahip zeolit iskeleti ortaya çıkar.

Zeolitlerin başlıca fiziksel ve kimyasal özellikleri; iyon değişikliği yapabilme adsorpsiyon ve buna bağlı moleküler elek yapısı, silis içeriği, ayrıca tortul zeolitlerde açık renkli olma, hafiflik söz konusudur.

Zeolitlerin yapıları boşluklar içermekte olup, bal peteği veya kafes görünümündedir. Genellikle alkali ve toprak alkali metaller olan katyonlar ve su, boşluklarda bulunabilmektedir. Zeolitlerin bal peteği veya kafes yapısı 2-12 Aoarasında kanal veya boşluk boyutuna sahiptir. Katyonlar zeolite zayıf bağlarla bağlı olduklarından,  iyonları  kolaylıkla değiştirebilmekte,  bu  nedenle zeolitler iyon değiştirici olarak kullanılmaktadır. Gözeneklerin içindeki su molekülleri de ısıtılarak kolaylıla zeolitik yapıyı terketmekte veya tekrar adsorbe edilebilmektedir.