Sıcak alerjileri tedavi edilebiliyor

Yaz aylarında kaşıntı büyük bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Vücutta oluşan kızarıklar, kaşıntı ve sızıların birçok sebebi olabiliyor.

Sıcak alerjileri tedavi edilebiliyor

Yaz aylarında polen ve benzerlerine alerjisi olanlar bu sorunları yaşayabildiği gibi alerjisi bulunmayanlar ise aşırı sıcak, terleme gibi sorunlardan bu problemleri yaşıyor.

Bazı noktalara dikkat edildiği takdirde bu sorunlardan kurtulmak mümkün oluyor. Sıcak alerjileri nedeniyle problem yaşamamak için mutlaka dikkatli olunması gerekiyor. Aksi takdirde bol kaşıntılı, uykusuz geceler geçirmek zorunda kalınıyor.

Kaşımak çözüm değil

Kaşımak kesinlikle bir çözüm olmamaktadır. Bu tür durumlarda bölgeyi kaşımak yerine bölgeye soğuk su sürülebilir. Ya da kolonyaya başvurulabilir. O bölgeyi serinletici uygulamalar yapılabilir. Kaşıntılı bölgeye buz koyulabilir. Fakat en iyi çözüm su olarak karşımıza çıkıyor. Kaşınan bölgenin soğuk suyla yıkanması kaşıntı isteğini azaltacaktır. Fakat bunu yapmayıp iyice kaşımak yaranın kalıcı olmasına, iz bırakmasına, sızlamasına veya bunlara benzer farklı sorunların ortaya çıkmasına sebep olacaktır. Nane yağı ve lavanta da bu kaşıntıyı giderici etkilere sahip ürünlerdir. Ayrıca nane çayı da kaşınan bölgeye uygulanabilir. Bu sayede yaz aylarında kaşıntı sorunu ortadan kaldırılabilir. Nane, yapısında mentol barındırır. Bu yüzden mentol kaşıntı giderici özellik göstererek acıyı dindirecektir.

Kaşıntı sorununun temel nedenleri nelerdir?

Kaşıntı temelde basit gibi gözükse de birçok farklı vücut problemi sonrasında oluşabiliyor. Kaşıntının nedenleri;

-Alerjik olarak vücudun tepki vermesi.

-Cildin kuru olması.

-Karaciğer kanseri olma ihtimali.

-Psikolojik olarak rahat olamamak da bir etmendir.

-Sarılık ve böbrek rahatsızlığı buna sebep olabilir.

-Kullanılan ilaçların yan etkisi.

-Sıcak havalar, terlemek ve nem.

Bunlardan sadece bazılarıdır.

Bir damla kanda binlerce madde taraması yapılıyor

Birçok madde bazı insanlarda alerjik sorunların oluşmasına yol açabilir. Kimyasal maddeler, toz, yün, polen, çiçek, arı ısırığı gibi birçok etmen alerjik reaksiyonları hareket geçirebilir. Bunun tespiti her zaman kolay olamamaktadır. Bu yüzden yeni bir metot olan biorezonans bu anlamda önem taşıyor. Böylece bir damla kanın içerisinde yer alan 6400 maddenin tespiti yapılıyor. Bu yol ile alerjik reaksiyon gösterilen etken kolaylıkla bulunabiliyor. Ayrıca tedavi sürecinde bu etmenlere negatifleri verilerek bunların aktif olmamaları sağlanıyor.